PLEIADES NEDİR?

Meditasyonun Anatomisi

Meditasyonun Anatomisi

Meditasyonun Anatomisi, Pleiades Seanslarında birçok katılımcı farklı deneyimlerini geri bildirim olarak vermektedirler. Tüm bu bildirimlerin yanında seanslar esnasında hiçbir şey hissetmeyen bireylerde görülmektedir.

Her bireyin dengelenme sürecini kendi profiline en uygun şekilde beden gizli zekası tarafından gerçekleştirilir.

Bazı bireylerin beden hassasiyeti zayıf olsa da arka planda seans etkileri devam eder. Birey bunların hiçbirini hissetmeyebilir ve bu durum doğal bir durumdur.

Bazı bireyler ise aşırı stres ve baskı altında olabilirler. Bu durum hassasiyeti zayıflatabilir.

Daha çok zihinsel faaliyetlerle meşgul olan, dirençli ve hakimiyet duygusu gelişmiş bireylerde beden hassasiyeti zayıfladığından dolayı ilk seans süreçlerinde bir şey hissetmeyebilirler.

Bazı bireylerde ise hassasiyetin açılması uzun zaman alabilir. Tüm bu süreçler bireyin direncine ve profiline göre değişim gösterir.

Aşağıda listelenen en çok alınan geri bildirimler geçici süreçlerdir. Tüm belirtiler beden iyileşme sisteminin ve beden gizli zekasının aktive olduğunun belirtisidir.

Gelecek belirme olasılığı olan rahatsızlıkların nedenlerinin ortadan kalkması ve mevcut rahatsızlıkların nedenlerinin çözülmesini sağlayan bu süreçlerde kendimize zaman ayırmaya ve dinlenmeye, meditasyon yapmaya özen gösterdiğimizde sürecimiz daha kolay geçecektir.

Ayakta Meditasyon Seans Süreci Deneyimleri ;

Pleiades İleri Seviye Meditasyon Pozisyonlarından biri olan Ayakta Pasif Meditasyon Duruşu esnasında istemsiz bedensel hareketler görülmesi yüksek olasılık teşkil eder. Bedenimiz yoga hareketlerine benzer hareketleri sergileyebilir.

İleri geri sallanmalar, eğilmeler, kendi etrafında dönme hareketleri gibi hareketler yaparlar.

Seans esnasında beden gizli zekası devreye girdiğinden bedenimiz kendi iskelet ve kas sistemini dengelemek ve blokaj olan  bölgeleri yeniden yapılandırmak için bir dizi anlamlandıramayacağımız eylemeleri fiziksel olarak sergiler.

Bu hareketler zihinsel irademiz dışından beden gizli zekası kontrolünde gerçekleşir.

Özellikle bel, boyun ve iskelet sisteminden problem yaşayan katılımcılarda bu hareketler daha yoğun yaşanabilir ve muhtelif bölgelerde ağılar oluşabilir.

Ağrıların sebebi, ağrı olan bölgelerde sinir sistemi aktivasyonu gerçekleşmesidir. Pasif durumda olan hücrelerin yeniden aktif duruma geçmesi ile beraber sinir sistemine bağlı doku ve kaslarda yeniden aktif olur. Uzun süre pasif durumda kalan bölgelerde kas hafıza uyku durumundadır.

Seans esnasında başlayan hücresel uyanış ile beraber nefes alışverişlerinde değişim, baskılanma, seans esnasında sıkışma hissetme, kalp bölgesinde basınç ve ağrı.

Günlük yaşam sürecimizde karşılaştığımız olaylara verdiğimiz tepki ve dirençler fiziksel bedenimiz üzerinde söz sahibidir. Hakimiyet duygusunun gelişmiş olması, olaylara karşı direnç göstermek ve kabullenememek, olumsuz duygulara tutunmak ve bırakmak istememek gibi birçok bilinçaltı kayıtları beden enerji meridyenleri üzerinde bloklar oluşturarak sinir sistemi elektriksel dengesi üzerinde dengesizlikler oluştururlar.

Sinir sistemi veri akışında kesintiye uğradığı için bazı bölgelerde aktivite pasif duruma düşer. Bağlı doku, organ ve kaslarda oluşan pasifize durum, enerji meridyenlerinin aktive olması ile beraber canlanmaya, yenilenmeye başlar.  Bu esnada hareketsiz organlarda yenilenme başladığından ağrılar, sızılar, kramp ve kasılmalar oluşması muhtemel geri bildirim kayıtları arasında yerini alır.

Uyku modellerinde değişim, aşırı uyuma ve uykusuzluk ;

Sadece uyku anlarında beyin alfa dalgası ve daha derin frekans alanlarına indiğinde beden parasempatik sistemi devreye girerek bedenin yenilenmesi ve canlanması için gerekli olan hormonları salgılar. Bu süreçte dinlenme ihtiyacı artabilir. Uykusuzluk gibi geri bildirimler ise akciğer meridyenlerinin açılması ve bu sayede beden oksijen ihtiyacının karşılanarak bedenin uyku ihtiyacının azalmasıdır. Her iki durumda beden enerji meridyenlerinin dengelenmesi ile doğru orantılıdır.

Geçmiş anılara gitmek, vizyonlar görmek, yüzleşme yaşamak. ;

Geçmişte yaşanan tüm travma ve şoklar, kırgınlık, üzüntü, affedememe gibi duygular sinir sisteminde bloklar yaratır.

Seanslar esnasında bu duygular çözülme sürecine girer. Bununla beraber geçmiş anılar bilinçaltından farkındalık alanına yükselir ve deneyimlenir.

Bu sayede geçmiş tortu duyguları sistemden temizlenerek beden eski sağlığına kavuşmaya başlar.

Mide bulantısı, istifra etmek, böbreklerde baskı ve sancılar ;

Derin korkulara sahip olmak, endişe ve kaygı, stres, kaybetme korkusu gibi duygular yaşamımızda baskın olduğunda en fazla hasar alan bölge mide bölgesindeki beden enerji meridyenleridir.

Mide bulantısı, istifra etmek, böbreklerde baskı ve sancılar ;

Aynı zamanda aile ilişkileri içerisinde, eşe, partnere öfke, gelecek korkusu ve kaygısı gibi duygular böbrek enerji meridyenlerinde hasara sebep olurlar. Seanslar esnasında sinir sistemi kendi frekansını dengelemeye başladığında bu bölgelerdeki enerji meridyenleri yenilenmeye ve canlanmaya başladığında bu organ ve çevrelerinde baskılanma, ağrı oluşabilir. Tüm bu bildirimler iyileşme sürecine giren bedenimizin bu ara süreçte verdiği geri bildirimlerdir.

Nefes alışverişlerinde değişim, baskılanma, seans esnasında sıkışma hissetme, kalp bölgesinde basınç ve ağrı ;

Geçmiş yaşanmış olumsuz olaylara karşı baskılanmış duygular, kalp kırıklıkları, üzüntü ve keder, sevgisizlik ve sevgi verememe gibi duygular akciğer meridyenlerini baskılar ve enerji blokları oluşturur.

Seanslar esnasında bu bölgelerde yenilenme ve dönüşüm süreci başladığında akciğerler daha fazla nefes alma ihtiyacı duyarlar.

Daha önceki nefes alma kapasitesi düşük olduğundan sıkışma varmış hissi meydana gelir. Bu his nefes alamamaktan değil daha fazla nefes almaktan dolayı oluşur. Süreç sonrası nefesimizin açıldığını ve rahatladığımızı hissederiz.

Nedensiz ağlamak ve gülmek ;

Kendini olduğu gibi ifade edememe, özellikle ağlamak ve gülmek gibi doğal duyguların akışını baskılamak, değersizlik duygusu gibi duyguların önünü kesmek beden enerji meridyenlerinin akışını sekteye uğratır. Seans süreci ve sonrasında sistemde akış yenilendiği için bastırılmış duygular serbest kalır ve nedensiz ağlama veya gülme hali oluşabilir. Enerji Meridyenlerinin eski sağlığına kavuşması sürecinde doğal geri bildirimler arasında yer alır.

Baş ağrıları ve baş dönmesi ;

Seans esnasında beden enerji meridyenlerinin aktive olması ile beraber fizik bedenimiz eski doğal akış sistemine doğru evrilmeye başlar. Beden oksijen ihtiyacının doğal haline gelme süreci başlar. Daha fazla oksijen alımı, akciğerlerin tam kapasite ile çalışması anlamına gelir. Beden oksijen ihtiyacının karşılanması ile beraber beynimizde nöron aktivasyonu gerçekleşir ve beyin hücrelerimiz yenilenmeye başlar. Bu aşamda baş ağrıları kendini gösterir. Epifiz bezinin hormon salgılaması ile beraber algı, idrak ve sezgilerde açılım yaşandığından üçüncü göz bölgesinde baskılar oluşabilir.

İstemsiz kas hareketleri ;

Seans sürecinde ve sonrasında bedenimizde muhtelif bölgelerde veya bütün bedenimizde istemsiz kas hareketleri görülebilir.

Beden otonom sinir sisteminin dengelenmesi ve özellikle parasempatik sinir sistemimizin aktive olması esnasında sık görülen geri bildirimlerdendir. Beden iyileştirici ve yenileyici hormonlarının salgılanmasından sorumlu olan parasempatik sistem aktive olduğunda titreşim seviyesini değiştirir. bu esnada elektriksel bir dengelenme olduğundan istemsiz kas hareketleri görülebilir.

Halsizlik, yorgunluk, bir şey yapmama hissi, yalnızlık duygusu ;

Stres ve yoğun zihinsel faaliyetler içerisinde uzun zaman geçirdiğimizde beden sempatik sistemi sürekli olarak aktif çalışır.

Bununla beraber bedenin iyileştirme ve dengeleme sistemi olan parasempatik sinir sistemi pasif duruma geçer. Bedenimiz stres enerjisi ile kendini ayakta tuttuğundan kendimizi enerji dolu hissedebiliriz.

Seans sonrası beden sempatik sistemi faaliyetine ara verir ve parasempatik sistem devreye girer.

Parasempatik sistem devreye girdiğinde bedenimiz dinlenme ihtiyacı duyar. Bunun sebebi beden kendini yenilemeye başladığı içindir. Zihin sakinleşir ve düşünce üretmeyi durdurur. Biz zihnimizin gürültüsüne alıştığımız için bu sessizlik kendimizi yalnız ve boş hissettir. Bu durum genel bir iyileşme sürecine girdiğimizin belirtisidir.

Sık Sorulan Sorular

Bu Meditasyona ihtiyacım var mı ?

Meditasyon yapmanın, stres ve korku, kaygı, gibi zorlu duyguları anlamada ve çözümlemede fiziksel ve ruhsal sorunlarda yardımcı olduğunu duymuş olabilirsin.

Şu an bu ve benzeri duyguları yoğun yaşamadığını ve hayat kalitenin verimli olduğunu varsayalım.

Aile ve iş yaşamında, sosyal ilişkilerinde mutlu olduğunu, stresli, endişeli, kaygılı ve korku dolu olmadığını, geçmiş ve gelecek düşüncelerinin duygusal baskı yapmadığını, depresyon ve panik atak gibi yaşam kaliteni düşüren sorunlar yaşamadığını, fiziksel sağlığının yerinde olduğunu ve ruhsal, fiziksel ve duygusal sorunlarının hayatında yer kaplamadığın, sezgisel algılarının açık ve her şeyin yolunda gittiğini varsayalım.

Böyle zamanlarda kendine “Her şey bu kadar iyi giderken gerçekten meditasyon yapmaya ihtiyacım var mı?” diye sorabilirsin.

Kısaca cevap: Evet, ihtiyacın var.

 

Pleiades Şifa ve Farkındalık Meditasyonunun Faydaları

 

Pleiades Şifa ve Farkındalık meditasyonu, geçici bir soruna karşı geliştirilen anlık bir çözüm değildir:

Aynı fiziksel egzersizler gibi hem kısa hem de uzun vadeli faydaları olan farklı bir enerji meditasyon yöntemidir.

İstediğimiz fiziksel görünümü elde edene kadar spor yapıp sonra aniden bıraktığımızda bedenimizin aynı kalmayacağını, uzun vadeli bir kalıcı değişim yaratmak istiyorsak sporu düzenli yapmamız gerektiğini biliriz.

Aynı şekilde, zihnimizin doğasında kalıcı bir farkındalık hedefliyorsak meditasyon yapmayı bir alışkanlık hâline getirmeli ve bir rutine oturtmalıyız, aynı zamanda bunu keyif haline getirmeliyiz.

Bedendeki kasları çalıştırmanın aksine, meditasyon pratiğinin etkilerini kolayca gözlemleyebiliriz.

Yapılan çalışmalar, meditasyon yapmanın beyinde fiziksel değişimler yarattığını gösteriyor.

Bununla birlikte, zihnin değiştiğini fark edebilmek, bilinen meditasyon yöntemlerine oranla Pleiades Şifa ve Farkındalık Meditasyonu aracılığı ile oldukça kolay.

Eğer meditasyonun faydalarına dair tereddütlerin varsa veya seni harekete geçirecek sebeplere ihtiyaç duyuyorsan işte birkaç neden:

Akışkan Beyin: Beynimiz ve bağışıklık sistemimizin bağlantısı.

80’lİ yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar gösteriyor ki beynimizin, vücudun farklı bölgelerine gönderdiği kimyasal uyarılarda bağışıklık sistemi hücrelerimiz de görev alıyor.

Bu da demek oluyor ki beynimiz ne zaman düşünceler, duygular veya duyumlarla ilgili bir sinyal gönderse bu sinyal bağışıklık sistemimize de  iletiliyor. Dolayısıyla bağışıklık sistemimiz, beynimiz ile devamlı bir etkileşim İçinde.

Hatta bu etkileşimden dolayı bağışıklık sistemine “akışkan beyin” deniyor ve araştırmalara göre düzenli meditasyon pratiği yapmak akışkan beynin güçlenmesinde rol oynuyor.

Meditasyon aracılığıyla dikkati artırmak.

Farkındalık meditasyonunun, dikkati ve odaklanmayı arttırıyor oluşu elbette bir sır değil. Birçok bilimsel araştırma, sadece 4 gün arka arkaya farkındalık meditasyonu yapmanın, dikkati koruyabilme süresini arttırdığını ve aktif hafızayı geliştirdiğini gösteriyor.

Beden Algısının Gelişmesi.

Farkındalık meditasyonunun bir diğer şaşırtıcı etkisiyse beden algısını geliştirmesidir.

Aynı zamanda beden gizli zekâsı ismini verdiğimiz biyolojik zekanın aktive olması şaşırtıcı sonuçlarla karşılaşmamıza neden oluyor.

Beslenme perspektifinden bakacak olursak 2011 yılında yürütülen farklı bir klinik çalışma da yalnızca birkaç gün bilinçli farkındalık meditasyonu yapmanın, stres temelli yeme davranışlarım büyük ölçüde azalttığını ve yemekten alınan keyfi arttırdığını gösteriyor.

Düzenli meditasyon pratiği, günlük hayatımızı dönüştürebilecek daha pek çok olumlu etkiye sahip.

Sadece anlık değil, uzun süre içinde gelişen ve kalıcı hâle gelen faydaları da var.

Dolayısıyla zorlu dönemlerin yanı sıra, kendimizi biraz daha iyi hissettiğimiz zamanlarda da meditasyon pratiğini uygulamaya özen göstermeliyiz.

Ancak bu şekilde kaçınılmaz olarak karşılaşacağımız zorlu durumlara bugünden hazırlık yapabilir ve olayları yaşarken duygusal baskılara maruz kalmadan kolayca sorunları çözebiliriz.

Bu meditasyonun etkileri hayatıma nasıl yansır ?

Hayatımız boyunca hayatın nasıl olması gerektiğine dair güçlü kalıp yargılara maruz kalırız. Zihnimiz sürekli başarmak, daha fazla hedefe ulaşmak ve birden fazla görevle aynı anda başa çıkmakla uğraşır. Koşturan zihnimiz de kimi zaman tüm bu zorlu duygularla bile temasta kalabilmek için desteğe ihtiyaç duyar.

Günümüzde gittikçe artan hayat tempomuzun içinde rekabetçi bir yaşam, yetersizlik ve geride kalmışlık hissini deneyimliyor, zihnimizin sürekli olması gerekenden daha fazla düşünme ve çabalama hâliyle günlük hayatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz.

Meditasyon pratiğinin hayatımıza getirdiği değişim ve dönüşümleri anlatmadan önce beynimizin yapısına değinelim.

Beynimizde sinir hücreleri, yani nöronlar, gruplar halinde bulunur. Hep tekrar eden düşünce ve davranışlar, daha çok nöronun bir araya gelmesine ve gruplar oluşturmasına neden olur.

Bir davranış veya tavır tekrar edildikçe onunla ilgili nöron ağı güçlenerek büyümeye başlar, zaman içinde de beynimiz, o ağı daha sık kullanmaya meyleder.

Aynı şekilde, yoğun stres altındaki kişilerde beynin sağlıklı karar alma yetisiyle ilişkili bölgesi daha verimsiz çalışır ve en ufak bir uyarıcıda güçlü duygusal tepkiler vermeye neden olan bölge, bu kişilerde daha gelişmiştir.

Klinik deneyler gösteriyor ki her gün 20 dakika olmak üzere ortalama 8 hafta meditasyon yapan kişilerde, eski tavır ve düşüncelerin taşıyıcısı olan nöron ağları çözülmeye başlıyor.

Böylece farkındalık, yeni bir alışkanlık olarak gelişirken bununla bağlantılı yeni bir nöron grubu her geçen gün güçlenmeye başlıyor.

Beynin karar verme, odaklanma ve hafıza işlevlerini gerçekleştiren neokorteks fiziksel olarak kalınlaşırken aşırı duygusal tepkilerle yıkıcı tavırlar sergilememize neden olan Amigdala küçülüyor.

Meditasyon yapan bireyler,

-Çevresinde olan bitenlere dikkat etmeye başlıyor ve bu kişilerin konsantrasyonu artıyor.

-Kendi duygularını anlamlandırmaya başlıyor ve hem kendisiyle hem de çevresiyle ilişkileri olumlu yönde gelişiyor.

-Farkındalığını o ana getirerek keyfini sürebiliyor, böylece stres ve kaygılarından uzaklaşabiliyor.

-Uyku problemleri ile temasa geçebiliyor, onları çözmeye yönelik bir adım atabiliyor.

-Geçmişi ve geleceği iyi analiz ederek hayatıyla ilgili doğru kararlar verebiliyor.

Düzenli meditasyon pratiğiyle günlük hayatın yoğun temposu içinde durabilmeyi ve ana tanıklık edebilmeyi öğrenebiliyoruz. Bedenimizdeki hisleri tanımlayabiliyor, nefesin yatıştırıcı etkisini deneyimliyor ve hatta beynimizin yapısını da andan ana dönüştürebiliyoruz.

Her gün düzenli meditasyon pratiği yaptığımızda eski zihinsel yapılarımız yavaş ve etkili biçimde çözülmeye ve değişmeye, beynimizin yapısı da bu bağlamda dönüşmeye başlar.

Yani, bir yandan hayat algımız ve şu anda mevcut olabilme yeteneğimiz gelişirken bir  yandan da kalıcı olarak beynimizi dönüştürürüz.

Ancak unutma, değişimi görebilmek için her gün, kendine bu zamanı ayırmalısın. Pratiğini düzenli olarak devam ettirdiğin takdirde kendinde fark ettiğin değişimlere inanamayacaksın

Meditasyonun Strese Etkisi

Birçoğumuz farkında olmasak da hayatlarımız koşuşturma içinde geçerek sınırlarımızı zorlamamıza sebep olabilir. Bu durumda, kendi ihtiyaçlarımızı görmezden gelerek motivasyonumuzu kaybedebilir, kendimizi devamlı zorlamanın hem duygusal hem de fiziksel sağlığımız için yarattığı zararları fark edemeyebiliriz.

Düzenli olarak meditasyon yapmak hız hayatlarımızın içinde yavaşlamak, bir anlığına durup gündelik kararlarımıza yön veren içsel değerlerimizi hatırlamak için çok güzel bir fırsat olabilir. Bu açıdan meditasyon, kendimize dönmemiz, ihtiyaçlarımızı hatırlamamız, mental ve fiziksel sağlığımızı korumamız ve sınırlarımızı çizmemiz için bir araç.

Meditasyon yaparak yeterli zamanımız olmadığı hissiyle strese girdiğimiz, her şeyin bizi kontrol ettiğini düşündüğümüz veya kendimizi çıkmazda hissettiğimiz anları fark edebilir ve zaman içinde duygularımızı ve iyi halimizi dengeleyebiliriz.

Meditasyon bir ağrı kesiciden çok bir öğrenim süreci

Kendimize hatırlatmamız gereken bir şey var ki o da meditasyonun tüm problemlerimizi anında çözebilecek bir ağrı kesici olmadığı. Meditasyon, aslında hayata farklı açılardan bakabilme pratiği ve bu pratiği alışkanlık haline getirerek bu yolculukta daha sabırlı olmayı deneyebiliriz.

Pleiades Hangi Hastalıklara İyi Gelir ?

Meditasyon hastalık için değil sağlık için yapılan bir çalışma olup tedavi yöntemi değildir.

Sağlık, tüm varlığımızın duygusal, zihinsel, ruhsal ve fiziksel boyutlarımızın dengede olması anlamına gelir. Eğer bu boyutlar arasındaki denge bozulursa ortaya farklı hastalıklar çıkar.

Hastalıklar dengenin bozulmasından ortaya çıkan semptomlardır. Meditasyon Seansları hastalıklarının sebebi olan dengesiz durumun dengeye döndürülmesi ve dengenin korunması amaçlı uygulanmaktadır.

Eğer bir tedavi yöntemi olsaydı sadece hasta olan insanların meditasyon yaptığına şahit olabilirdik. Ancak meditasyonu hasta olan veya olmayan her insan uygulamaktadır.

İşte bu durum bize meditasyonun sağlığı korumak ve dengeye yeniden kavuşmak için yapıldığının bir kanıtı oluyor.

Pleiades Şifa ve Farkındalık Meditasyonu Biyoenerji midir ?

Biyoenerji hastalık odaklı, meditasyon sağlık ve denge odaklıdır.

Biyoenerji, bireyin belirli bir hastalık üzerine kendi beden enerjisini kullanarak uyguladığı bir terapidir.

Meditasyon ise bireyin kendi beden gizli zekasını uyandırarak çaba harcamadan, teknik ve ritüel kullanmadan tüm varlığına (Aura, eterik beden, fizik beden, duygu beden ve ruhsal beden) format atmasıdır.

Bir hastalığın alt nedenleri vardır. Bu bir bilinçaltı kaydına, inanca veya duyguya bağlı olabilir.Bu alt nedenler çözümlenmeden hastalık yok edilse dahi yeniden farklı bir formda hayatımıza olumsuz etki eder.

Bir araba düşünelim ve birde şöförü olsun. Şöför sürekli uykuya daldığı için kaza yapıyor ve her kazadan sonra arabasını yaptırmaya götürüyor.

Fakat bu şöför sık sık uyuduğu için benzer kazalar yapıyor.

Şimdi arabayı mı tamir etmek gerekir yoksa şöförü uyandırmak mı ?

Biyoenerji arabayı tamir ettirmektir.

Meditasyon ise şöförü uyandırmak ve arabayı tamir ettirmek hem de kaza yapma riskini minimuma indirmektir.

Eğer siz de beden gizli zekanızı meditasyon çalışması ile uyandırırsanız hem varlığınız kendi kendini formatlar ve iyileştirir hemde siz artık bu yolla bir daha kolay kolay dengenizi bozmazsınız.

Biyoenerji hastalık odaklı, meditasyon sağlık ve denge odaklıdır.

Herkese Uygulama Yapılabilir mi ?

Meditasyon çalışmalarını her insan yapabilir. Meditasyon için her hangi bir ayrım yapılmaksızın herkese uygulama yapılabilir.

Eğitim seminerine katılırsam kesin öğrenebilir miyim ?

Meditasyonu herkes yapabilir. Bu potansiyel her insanda olan bir özellik olduğu için, potansiyelini farkeden herkes bu yeteneği doğal olarak kullanabilir.

2 günlük bir eğitim programı öğrenmek için az bir zaman değil mi ?

Eğer seminelerde teknik bir öğreti eğitimi verilseydi 2 günlük eğitim yeterli olmayacaktı.

Seminerlerde kendinizde mevcut olan beden gizli zekası aktive edildiği ve hemen deneyimleyebildiğiniz için 2 günlük seminer yeterli gelmektedir.

Bu seminerler sizde olanı size hatırlatmak ve bunu deneyimle farkettirmek amaçlıdır. Unuttuğunuz bir özelliğinizi hatırlamak bir anda olduğundan 2 günlük seminer tüm uygulayıcılar için gayet yeterli bir süredir.

Bireysel seans mı almam gerekir ? Yoksa eğitim mi almalıyım ?

Bireysel seans veya eğitim arasında ki fark, bireysel seansta bir meditasyon uygulayıcısına ihtiyacınız olmasıdır. Eğitim programında ise kendi kendinize uygulama yapabilir duruma geldiğiniz için zaman ve yer sınırı olmaksızın her daim kendinize uygulama yapabilirsiniz.

Bu yüzden tercih her zaman size kalmaktadır.

Kaç bireysel seans almam gerekir ?

Bu seanslarının aralıkları ise tamamen sizin bedeninizin durumuna göre değişir.

3 ila 20 gün arasında değişen aralıklar meditasyon uygulayıcınız tarafından belirlenir.

Beden gizli zekası nedir ?

Beden gizli zekası, bedenimizin bütünlüğünün, ruhsal ve duygusal dünyamızın dengesi sağlayan evrensel zekadır.

Bedenimizde bir yaralanma veya hastalık meydana geldiğinde bedenimizin kendi kendini iyileştirme potansiyeli vardır. Bu potansiyelin ne zaman ve nasıl çalışacağını belirleyen ve organize eden zeka beden zekasıdır.

Seans sırasında görülen hareketler neden oluyor ? Sebebi nedir ?

Seans sürecinde ve sonrasında bedenimizde muhtelif bölgelerde veya bütün bedenimizde istemsiz kas hareketleri görülebilir.

Beden otonom sinir sisteminin dengelenmesi ve özellikle parasempatik sinir sistemimizin aktive olması esnasında sık görülen geri bildirimlerdendir.

Beden iyileştirici ve yenileyici hormonlarının salgılanmasından sorumlu olan parasempatik sistem aktive olduğunda titreşim seviyesini değiştirir. bu esnada elektriksel bir dengelenme olduğundan istemsiz kas hareketleri görülebilir.