PLEIADES NEDİR?

Şifanın Algoritması

Şifanın Algoritması

Şifanın Algoritması, Şifa özünde modern karşılığı olmayan kelimedir

ŞİFANIN ALGORİTMASI

Şifa özünde modern karşılığı olmayan kelimedir.

Şifa ile ilgili bir yazı yazmanın önemli bir zorluğu vardır. Şifa; zihin boyutunda ifade edilemeyen bir şeye işaret eder. Bu yazı basitçe benim kendime yolculuğumun dışavurumudur.

Amaç size şifayı öğretmek veya onun hakkında bilgi vermekten çok size gerçek doğanızı doğrudan keşfetmeniz için ilham vermektir.

Şifa günümüzde her zamankinden daha anlamlı. Tarihte yalnızca Şifanın ne olduğunu değil, neyi unuttuğumuzu da unuttuğumuz bir durumdayız.

Bu unutma, benlik illüzyonudur. Biz insanlar, çoğumuz günlük hayatlarımıza odaklanmış bir durumda yaşarız, kim olduğumuzu, neden burada olduğumuzu veya nereye gittiğimizi çok az düşünürüz ya da hiç düşünmeyiz.

Çoğumuz gerçek benliğimizin, bilincimizin, isim, form ve düşüncenin ötesinde olanın hiç farkına varmadık. Sonuç olarak da bu sınırlı bedenler veya isimler olduğumuza inanıyoruz.

Farkında olarak veya olmayarak, kendimizi özdeşleştirdiğimiz bu sınırlı benlik yapısının öleceği ve yok olacağı korkusuyla yaşıyoruz.

Günümüz dünyasında yoga, dua, meditasyon gibi dinsel veya spiritüel pratikler izleyen insanların çoğu koşullu ve ezberlenmiş teknikler uygulamaktadır.

Bu da onların sadece ego (Sınırlı Benlik) yapısının bir parçası olması anlamına gelir. Sorun, arayış ve eylem değil, cevabı dışsal bir formda sınırlı algınızla bulduğunuzu düşünmektir.

Şifacılık, Zihnin daha ileri bir düzeyde kışkırtmasıdır. İnsani olmaktan çok insan yapımıdır.

Ego yapısı, daha fazla para, güç, sevgi ve her şeyin daha fazlasını ister. Sözde şifa yolunu izleyenler daha üstün, daha usta, daha sakin, daha barışçıl, daha aydınlanmış olmak isterler.

Bu yazıyı okumanızın bir tehlikesi de zihninizin şifaya sahip olmak isteyecek olmasıdır.

Daha da tehlikelisi, zihniniz şifaya zaten ulaştığını düşünebilir. Ne zaman bir hedefe ulaşma arzusu söz konusu ise, egonuzun iş başın da olduğundan emin olabilirsiniz. Şifa, bir şeye ulaşma veya kendinize bir şey katmakla ya da gelişmekle ilgili değildir.

Şifa’yı idrak etmek, ölmeden önce ölmeyi deneyimlemektir. Yaşam ve ölüm ayrılmaz bir döngü ve dönüşümdür.

Başlangıcı ve sonu olmadan sonsuza yayılır. Ölüme sırtınızı döndüğünüz zaman yaşamı da reddetmiş olursunuz. Kim olduğunuzu ya da kim olmadığınızı deneyimlediğiniz zaman, yaşam veya ölüm korkusundan özgürleşebilirsiniz.

Kim olduğumuz, bize toplumumuz ve kültürümüz tarafından yani dışardan gelen bir bilgi olarak verildi ve aynı zamanda seçimlerimizi yöneten daha derin bilinçaltı kalıplarının ve duygularının köleleriyiz.

Bilinç ve Ego yapısı

Epifiz bezi – Otonom Sinir Sistemi, Ego yapısını tekrarlama güdüsü ve dürtüsünden başka bir şey değildir.

EGO, canlılar için olumlu da olsa olumsuz da olsa, enerjinin basitçe bir kez izlediği yolu tekrar izleme eğilimidir. Hafızanın veya zihnin sonsuz katları vardır, sarmallar içinde sarmallar.

Bilinciniz bu zihin veya ego yapısı ile tanımlandığı zaman sizi matriks olarak isimlendirebileceğiniz sosyal koşullanmaya bağlar. Egonun farkında olabileceğimiz yönleri vardır, ancak bizi asıl yöneten, ilkel varoluşsal korkulardır.

Şifanın Algoritması ile Tüm bunların oluşturduğu morfik alanlar, yaşamımızı kısır bir duygusal döngü içinde tekrar ettirerek kendini yeniler.

Hazza tutunan ve acıdan kaçan sonsuz kalıplar duygusal sorunlara dönüşür… İşimiz, ilişkilerimiz, inançlarımız, düşüncelerimiz ve yaşam biçimimiz.

Çoğu insan matriksi hayatlarıyla besleyerek esaret altında yaşar ve ölür. Hapishanelere kapatılmış hayatlar yaşarız. Hayatlarımız çoğu zaman acı ve ıstırap ile doludur ve aslında özgür olduğumuz hiç aklımıza gelmez.

Geçmişten miras kalan hayatı bırakmak, orijinal hayatı yaşamak mümkündür. Hepimiz bu dünyaya biyolojik yapılarla fakat öz farkındalığımız olmadan geldik.

Küçük bir çocuğun gözlerine baktığınızda çoğunlukla benliğin izi yoktur, sadece parıldayan bir boşluk vardır. İnsanın zamanla dönüştüğü kişi, bilincinin üzerine giydirilmiş bir maskedir.

Uyanmış bir kişide bilinç, kişilik ve maske kalıplarından özgürleşmiştir. Kendiniz olduğunuzda kişiliğinizle tanımlanmazsınız.

Taktığınız maskeler olmadığınızı bilirsiniz. Ama rolü devam ettirmekten geri kalmazsınız. Karakterimizle özdeşleştiğimizde bu illüzyondur, benlik illüzyonu. Şifa hayat oyununda kişilik rüyasından uyanmaktır.

Zihnimizin koşullu dünyası tek bildiğimiz dünya. Fakat zihnin ötesinde başka bir dünya var.

Dualitik algının ötesinde. Kim olduğunuz gerçeğini bulabilmek için hapishaneyi ve tüm bildiklerinizi arkanızda bırakmak ister misiniz?

Şifayı deneyimlemek için dikkati düşüncelerden ve kavramlardan, nesnelerden uzaklaştırıp kendi oluş halimize yöneltmek gerekir.

Bir kişi hep deniz seviyesinde yaşamışsa, yükseklere yavaş yavaş alışarak çıkması gerekir. Her yeniye uyum sağlamakta olduğu gibi yeniyi keşfetmek ve eskiden sıyrılmak için samimiyet gerektirir.

Zihin bilinç için bir hapishaneye benzetilebilir. Hapishanede değilsiniz, hapishanenin kendisisiniz. Hapishane bir illüzyondur.

Hayali bir benlikle kendinizi tanımlandıysanız uykudasınız demektir.

Hapishanenin farkına varınca, eğer illüzyondan kurtulmak için savaşırsanız, o zaman illüzyona gerçeklik verirsiniz ve uykuda kalmaya devam edersiniz, ancak bu sefer rüya kabusa dönüşür.

Sonsuza dek gölgelerle savaşır veya onlardan kaçarsınız.

Şifa ayrı benlik veya Kişisel yapı rüyasından uyanmaktır. Şifa, ben dediğim hapishane ile kendimi tanımlamaktan uyanmaktır.

Asla gerçekten özgür olamazsınız çünkü nereye giderseniz gidin hapishane sizsiniz.

Uyanış ve Şifa zihinden veya hapishaneden kurtulmakla ilgili değildir, tam tersine onunla özdeşleşmezseniz hayat oyununu daha keyifle deneyimlersiniz, arzu veya korku olmadan oyunun tadına olduğu gibi varırsınız.

İnsan bilinci bir sürekliliktir. Bir kutupta, insanlar koşullu benlikleriyle tanımlanırlar. Diğer uçta ise Şifa vardır, benliğin sona ermesi. Süreklilikte şifaya doğru her adım, ızdırabı azaltır.

Daha az acı hayatın acısız olacağı anlamına gelmez. Şifa acı ve haz dualitesinin ötesindedir.

Anlamı daha az zihin olması, olacak olan ne olursa olsun direnç yaratan daha az benlik olması ve kederi yaratanın direnç olmasıdır.

Şifanın Algoritması ile şifanın bir kez bile farkına varmak, sürekliliğin diğer ucunda ne olduğunu fark etmemizi sağlar. Maddesel dünya ve kişisel çıkardan başka bir şey olduğunu görmek.

Şifa’da koşullu benlik yapısı sona erdiği zaman egosal düşünce, benlik, dualite ortadan kalkar ancak ben veya benliksizlik, varlık bilinci hala vardır.

Bu boşlukta yeniden doğuş vardır. Öz benliğin, dualite veya tüm sürekliliğin çok ötesinde olduğunun farkındalığı ve olma hali.

Öz Bilinç zamansız, değişmezdir, hep şu an ve şimdidir. Şifa, başlangıçtan beri var olan Bilinçle, makro ve mikro benliğinizin birleşmesidir.

Şifanın Algoritması ile kendinizi benlikle tanımlamayı bırakınca, kim olmadığının ve kim olduğunuzun farkındalığına erişirsiniz. Kendinin, olma halinin farkına varmak kişinin yolculuğunun sadece başlangıcıdır.

Çoğu insanın, Şifayı yaşamın diğer yanları ve boyutları ile bütünleştirmeden önce, onu teknikler uygulayarak sayısız kez deneyimleyip kaybetmesi gerekecektir.

Uygulamalar sırasında varlığınızın doğasına dair derin kavrayışlar veya benlik sorgulamaları tecrübe edip, sonra kim olduğunuz gerçeğini unutarak kendinizi tekrar eski kalıplar ve düşünceler içinde bulmanız sıra dışı bir olay değildir.

Şifa’da siyah ve beyaz, karanlık ve aydınlık aynıdır. Siyah ve beyaz, aydınlık ve karanlık “TEK BİLİNÇ” tir.

Bu zihninize saçma gelir, çünkü zihin dualite ile var olur.

İnsanlar dünyanın durumu veya kendi mutsuzlukları için hep kendileri dışında bir şeyleri suçlamak isterler.

Bu başka bir kişi, belirli bir grup veya ülke, din veya bir çeşit yönetici, illuminati veya matriksdeki gibi hissedebilen makineler olabilir.

Şifanın Algoritması ile şifa gerçekleştiğinde ve siz uyandığınızda, farkına vardığınızda, bir yöneticinin, bir makinenin, günden güne hayatınıza etki eden suçladığınız her şeyin varlığı belirmeye başlar.

Bu sizsiniz. Benlik yapınız birçok küçük, kodlardan ve alt programlardan veya küçük efendilerden oluşur.

Bir küçük efendiler yemek ister, diğeri para, makam, mevki, güç, seks ve hakimiyet. Bir diğeri başkalarının ilgisini ister.

İstekler gerçekten sonsuzdur ve asla tatmin edilemezler. Hapishanelerimizi dekore etmek için çok fazla zaman ve enerji harcarız, maskelerimizi süsleme derdine düşeriz, küçük efendileri besler ve onları daha güçlü hale getiririz.

Uyuşturucu bağımlıları gibi, küçük efendileri tatmin etmeye çalıştıkça sonuçta daha fazlasını isteriz. Özgürlüğün yolu kişisel gelişim veya benliğin amaçlarını tatmin etmek değil, kişiliğin gündeminden tamamen vazgeçmektir.

Şifanın Algoritması ile bazı insanlar uyanışın, kişiliklerini ve hayatın zevkini kaybetmeleri anlamına geldiğini düşünerek bundan korkarlar. Aslında doğru olan tam tersidir, Bilincin kendini ifadesi ancak koşullanmış benlik aşıldığında ortaya çıkan bir durumdur.

Matriksin içinde uykuda olduğumuz için çoğumuz öz bilincimizin anlatmak istediğinin farkına varamayız.

Şifaya giden yol hem kendini sanal benliğimizi gözlemlemeyi hem de değişmeyen gerçek doğamızın farkına varılmasını kapsar.

Eğer zihin, şifanın ne olması gerektiğine dair bir fikre uydurmak için teşhislerle ve tekniklerle dünyayı değiştirmeye çalışırsa, bu, aynadaki görüntüyü değiştirmek için yansımayı değiştirmeye çabalamaya benzer.

Aynadaki görüntüyü gülümsetmek için yansımaya müdahale edemezsiniz, yansımanın gerçek kaynağı olan kendinizin farkına varmanız gerekir. Kendinizin farkına vardığınız zaman, bu dışarıdaki herhangi bir şeyin değişmesi gerektiği anlamına gelmez.

Ancak maskenizi gözlemleyebildiğiniz ve ondan özgürleştiğiniz zaman kim olduğunuzun ve olmadığınızın farkına varabilirsiniz.

Biz insanlar hiç gelmeyen bir geleceğe hazırlanmak için sürekli çabalıyoruz ve sonra ölüyoruz. Dışarıdaki mücadelede asla başarılı olamayacağız, çünkü o sadece iç dünyamızın bir yansıması.
Şifa neyi değiştirebilir? Şifayı kendimizde neye bakarak anlayacağız? Olana karşı içsel direncimizin olup olmadığına.

Mücadele bırakıldı, dahası mücadele eden kişinin hayal ürünü olduğu fark edildi. Bireysel irade veya akıl, kozmik irade veya akılla uyumlandı. Şifa, istisnasız tüm değişen durumlara karşı bütün içsel direncin terk edilmesidir.

Koşullardan bağımsız iç huzuru idrak eden kişi gerçek Şifa’ya ulaşmıştır. Direnci bırakmanızın sebebi herhangi bir şeye karşı umursamazlık değil, içsel özgürlüğünüzün dışsal olandan bağımsız olmasıdır.

Gerçekliği olduğu gibi gördüğümüzde, bunun dünyada bir şeyler yapmaktan vazgeçtiğimiz anlamına gelmediğini anlamamız gerekir.

Durum bunun tam tersidir; bilinç dışı koşullanmalar ve kalıplar tarafından manipule edilmeden özgürce hareket edebildiğimizde, öz enerjimizin tüm gücünü toplayarak varoluş ile uyumlu şekilde davranmak mümkün olur.

Birçok kişi şifa verebilmek için, algıladığımız sorunlara ve hastalıklara karşı teknik ve yöntemler geliştirerek mücadele etmek gerektiğini savunacaktır.

Şifa için teşhis ve yöntem geliştirmek, sessizlik için bağırmaya benzer; sadece istenmeyen şeyin daha fazlasını yaratır. Bugünlerde her şeye karşı teknik var;

Her teknik aslında kendimizle savaştır. Savaş kolektif bir zihinsel yanılgının bir parçasıdır. Şifa istediğimizi söyleriz, ama varoluşla mücadele etmeye devam ederiz.

Şifadan yanayız diyerek kendimize yalan söyleriz, ama kalıplar ve ezberlenmiş eylemlerle yaşama devam ederiz.

Daha iyi bir yaşamı istediğimiz konusunda kendimizi aldatırız. Kendimizle yüzleşmekten kaçan gizli yanlarımızı görmek istemeyiz.

Dönüşümün ilk gerçekleşmesi gereken kendimiziz. Ancak o zaman varoluşla uyumlanma tamamlanacaktır. O zamana kadar yaptığımız her şey, halihazırda zihin tarafından yaratılmış olan sanal hapishanenin temellerini güçlendirecektir.

İnsanlar, karanlık olmadan ışık, boşluk olmadan doluluk, üzüntü olmadan mutluluk istiyor. Zihin ne kadar işe karıştırılırsa iç dünyamız o kadar parçalanmış hale geliyor.

Egosal zihinden gelen her çözüm, bir sorunun var olduğu düşüncesine dayalı ve her çözüm, çözmeye çalıştığı şeyden daha büyük bir sorun haline geliyor.

İnsan zihni yeni antibiyotikler yaratırken doğa daha kurnaz hale ve bakteriler daha güçlü hale geliyor.

Nerede yanlış yapıyoruz?

Büyük bir gücümüz var, ama onu kullanacak bilgelikten yoksunuz. Sorun, kullandığımız zihni anlamıyor olmamız. İnsan zihninin, doğru kullanımını ve amacını bilmiyoruz.

Şifa gerçekleştiğinde koşullardan ve kalıplardan bağımsız hale geliriz, yaratabiliriz, çünkü artık belirli bir bakış açısına bağlanmış benlik yoktur.

Einstein şöyle der, “İnsanın gerçek değeri, öncelikli olarak kendisini benlikten ne ölçüde kurtarabildiği ile ölçülür.”

Zihnin varlığı kötü değildir, zihin kalbin hizmetindeyken harika bir araçtır.

Çoğu insan şifacı, bilinçli ve uyanık olduğunu düşünür. Zaten uyanmış olduğunuza inanıyorsanız, sahip olduğunuza inandığınız şeye ulaşmak için neden keşfetmek isteyesiniz ki?

Uyanışın mümkün olabilmesi için uykuda olduğunuzu ve matriksin içinde yaşadığınızı fark etmeniz gerekir.

Hayatınızı dürüstçe, kendinize yalan söylemeden gözden geçirin.

Tekrarlayan robotik yaşam kalıplarınızı istediğinizde durdurabiliyor musunuz? Haz aramaya ve acıdan kaçınmaya son verebiliyor musunuz, bir takım aktivitelere, eğlencelere bağımlı mısınız?

Kendinizi ve başkalarını sürekli yargılıyor, suçluyor ve eleştiriyor musunuz? Zihniniz sürekli uyarıcılar arıyor mu, yoksa sadece sessizlikte tatmin bulabiliyor musunuz? İnsanların hakkınızda ne düşündüklerine tepki veriyor musunuz?

Makinaya benzer doğanızı gözlemlemeye başladığınızda daha uyanık hale gelirsiniz. Sorunun derinliğini fark etmeye başlarsınız.

Tamamıyla düpedüz uykudasınız, bir rüya içinde kayıpsınız. Bu gerçeği duyan çoğu kişi hayatlarını değiştirme isteği veya yeteneğinden yoksun olacak, çünkü tanıdık kalıplara bağlanmış durumdalar.

Gerçekle yüzleşmektense kafamızı kuma gömeriz. Kurtarıcı bekleriz, ama çarmıha kendimiz çıkmak istemeyiz.

İç dünyanızı değiştirirseniz, dış yaşamınızı da değiştirmeye hazır olmanız gerektiğini anlamalısınız. Eski kimliğiniz, yeni filizin üstünde yeşereceği toprak haline gelmelidir.

Uyanışın birinci adımı, kendimizi maske ile tanımlandığımızı fark etmektir. İçimizdeki bir şey bu gerçeği duymalı ve uykusundan uyanmalıdır.

Sanal dünyamız ve yalan hayatlarımız dikkatimizi dağıtıyor, bizi eğlendiriyor, bizi sürekli yapmakla, tüketmekle, açgözlülükle meşgul ediyor ve Şifa dan uzaklaşıyoruz.

Özünüz, kısıtlı benlik yapısı ile özdeşleşerek köleleştirildi.

Şifanın Algoritması, Egosal akılla tanımlanmak hastalıktır, çaresi şifadır ve şifa uyanıştır.

Sık Sorulan Sorular

Pleiades'in Travmalar Üzerinde ki Etkisi

Pleiades Meditasyon Sistemi, Şeref Tolga Kuralay tarafından 2012’deki ruhsal açılım sonrasında geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu sistem, bireylerin beden zekasını uyandırarak kendi içsel şifa güçlerini harekete geçirmelerine odaklanır. Temelinde, beden, ruh ve sinir sistemi arasındaki bağlantıyı güçlendirerek, meditasyon ve şifa süreçlerini kolaylaştırmak yatar. Pleiades Meditasyon Sistemi, katı kurallar ve tekniklerden uzak, pratik deneyimlere dayalı bir yaklaşım sunar.

Bu sistemde, meditasyon ve şifa seansları kişinin durumuna özgü olarak ayakta, oturarak veya uzanarak gerçekleştirilir. Beden zekasının aktive edilmesiyle birlikte, duygusal ve fiziksel iyileşme süreçleri tetiklenir. Bu, çeşitli bedensel ve duygusal sorunların yanı sıra bilinçaltı travmaların çözülmesine yardımcı olabilir. Sistem, enerji ve aura algılarının geliştirilmesi üzerine kurulu bir eğitim sürecini içerir. Üç seviyeden oluşan bu sistemde ilerleyen katılımcılar, kendi dönüşüm süreçlerini gözlemleme fırsatı bulurlar.

Seans sırasında, enerji meridyenlerinin uyanmasıyla çeşitli fiziksel ve duygusal tepkiler yaşanabilir. Bu benzersiz sistem, kişisel dönüşüm ve içsel keşif yolculuğunda güçlü bir rehber olma potansiyeline sahiptir. Pleiades Meditasyon Sistemi, bireylerin kendi içsel potansiyellerini ortaya çıkarmak ve bu potansiyelleri kullanarak kendi iyileşme ve dönüşüm süreçlerini yönlendirmek için bir araç sunar.

Bu sistem, morfik alanlar, bedenin gizli zekası, kozmik benlik, ilahi aktarım ve kuantum fiziği gibi konseptlerle uyum içinde çalışabilir. Ayrıca, atalardan gelen miras duyguların ve bedene yerleşen enerjetik negatif varlıkların, insanların olumsuz duyguları ile beslenmesi gibi konulara da ışık tutabilir. Bu, bireylerin daha bütüncül bir iyileşme ve dönüşüm süreci yaşamalarını sağlayabilir.

Ata Karmalar ve Genetik Miraslara faydası var mıdır ?

Pleiades Meditasyon Sistemi, ata karmaları ve genetik mirasların üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Bu sistem, bireyin beden zekasını ve içsel şifa güçlerini harekete geçirerek, geçmişten gelen ve genetik hafızada saklanan bilgilerle çalışmayı amaçlar.

1. **Ata Karmalarının Farkındalığı ve Serbest Bırakılması:** Ata karmaları, geçmiş nesillerin deneyimleri ve enerjileri olarak tanımlanabilir. Bu enerjiler, genetik hafızada saklanır ve bireyin yaşamını etkileyebilir. Pleiades Meditasyonu, derin meditasyon teknikleri aracılığıyla bu ata karmalarına ulaşmayı ve onları fark etmeyi hedefler. Birey, bu sayede geçmiş nesillerin deneyimlerinden kaynaklanan enerji blokajlarını tanıyabilir ve bunları serbest bırakabilir.

2. **Genetik Miras ve Bilinçaltı Şifası:** Genetik miras, bireyin atalarından aldığı fiziksel, duygusal ve enerjetik özelliklerin bütünüdür. Pleiades Meditasyon Sistemi, genetik hafızada saklanan duygusal ve enerjetik kalıplarla çalışarak, bunların bilinçaltı üzerindeki etkilerini hafifletmeyi hedefler. Bu süreç, genetik mirasın olumlu yönlerini güçlendirirken, olumsuz etkilerini azaltabilir.

3. **Enerji ve Aura Çalışması:** Sistem, enerji ve aura algılarının geliştirilmesine odaklanır. Bu, bireyin kendi enerji alanını ve atalarından gelen enerji kalıplarını daha iyi anlamasını ve yönetmesini sağlar. Böylece, ataların enerjetik mirasının şimdiki yaşama etkileriyle daha bilinçli bir şekilde çalışılabilir.

4. **Kişisel Dönüşüm ve Yeniden Yapılanma:** Pleiades Meditasyon Sistemi, bireyin kendi içsel potansiyellerini keşfetmesine ve bu potansiyelleri kullanarak kendi iyileşme ve dönüşüm süreçlerini yönlendirmesine yardımcı olur. Bu, ata karmaları ve genetik mirasla bağlantılı sorunların çözülmesi ve dönüştürülmesinde önemli bir rol oynayabilir.

5. **Bilinç Düzeyinin Yükseltilmesi:** Sistem, bireyin bilinç düzeyini yükselterek, genetik ve karmik kalıpların ötesine geçmeyi hedefler. Bu, bireyin daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaşmasını ve ata karmalarının etkilerinden özgürleşmesini sağlayabilir.

Pleiades Meditasyon Sistemi, bu şekilde ata karmaları ve genetik miraslar üzerinde derinlemesine bir etki yaratarak, bireylerin geçmişten gelen enerji kalıplarını dönüştürmelerine ve kendi benliklerini yeniden yapılandırmalarına olanak tanır. Bu, hem kişisel iyileşme hem de soy ağacının enerjetik düzeyde dönüşümü açısından önemlidir.

Kişiye Özel Harf ve Sayı Meditasyonu'nun Etkileri Nelerdir ?

Kişiye özel harf ve sayı meditasyonları, bireyin zihinsel, duygusal ve enerjetik düzeylerde deneyimlediği etkiler açısından oldukça zengin bir alan sunar. Her harf ve sayı, evrensel enerji frekanslarıyla ilişkilendirilebilir ve bu frekanslar, bireyin bilinç durumunu etkileyebilir. Bu tür meditasyonlar, bireysel farkındalığı artırmak, bilinçaltı blokajları çözmek ve kişisel dönüşümü desteklemek için kullanılabilir.

1. **Zihinsel Odaklanma ve Konsantrasyon:** Harf ve sayı meditasyonları, zihinsel odaklanmayı ve konsantrasyonu artırabilir. Belli bir harf veya sayı üzerine meditasyon yapmak, zihni odağın merkezine çeker ve dikkati dağıtan unsurlardan uzaklaştırır.

2. **Enerji Frekanslarının Aktivasyonu:** Her harf ve sayının kendine özgü bir enerji frekansı vardır. Bu frekansların meditasyon yoluyla aktive edilmesi, bireyin enerji alanını ve titreşim seviyesini yükseltebilir. Bu, duygusal ve fiziksel iyileşmeye katkıda bulunabilir.

3. **Bilinçaltı Blokajların Çözülmesi:** Belirli harf ve sayılar, bilinçaltı düzeyde saklanan anlamlar ve bağlantılar içerebilir. Bu meditasyonlar, bilinçaltı düzeyindeki blokajları ve sınırlayıcı inançları çözerek, bireyin içsel potansiyellerini serbest bırakmasına yardımcı olabilir.

4. **Kişisel ve Spiritüel Anlamların Keşfi:** Kişiye özel harf ve sayı meditasyonları, bireyin kişisel yaşam yolculuğu ve spiritüel arayışları ile derinlemesine bağlantı kurmasını sağlayabilir. Bu meditasyonlar, bireyin kendine has yaşam amacını ve içsel rehberliğini keşfetmesine olanak tanır.

5. **Duygusal İyileşme ve Dengelenme:** Harf ve sayılarla yapılan meditasyonlar, duygusal dengelenmeye ve iyileşmeye katkıda bulunabilir. Bu tür meditasyonlar, stresi azaltabilir, sakinlik ve huzur hissini artırabilir.

6. **Kuantum Bağlantıları ve Morfik Alanlarla Etkileşim:** Harf ve sayı meditasyonları, kuantum seviyesindeki enerji alanları ve morfik rezonanslarla etkileşime geçebilir. Bu, bireyin evrensel bilgi ve bilinç alanlarına daha derin bir bağlantı kurmasını sağlayabilir.

Kişiye özel harf ve sayı meditasyonları, bireyin kendi içsel yolculuğunda kendine has simgeler ve frekanslar aracılığıyla derin bir dönüşüm ve farkındalık süreci yaşamasına yardımcı olabilir. Bu meditasyonlar, bireyin kendi benliğiyle ve evrensel enerji alanlarıyla daha bütünsel bir bağ kurmasını sağlayarak, kişisel dönüşüm ve gelişim sürecini destekler.

Beyin Dalgalarına olan etki ve faydalalar nelerdir ?

Pleiades Meditasyon Sistemi, beyin dalgaları üzerinde derin ve dönüştürücü etkilere sahip olabilir. Meditasyon genel olarak, beyin dalgalarının frekansını değiştirerek zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlık üzerinde önemli faydalar sağlar. Pleiades Meditasyon Sistemi, bu etkiyi daha da derinleştirerek bireyin bilinç durumunu dönüştürebilir ve çeşitli faydalar sunabilir:

1. **Alfa Dalgalarının Artışı:** Meditasyon sırasında beyin, genellikle rahatlama ve hafif trans durumlarıyla ilişkilendirilen alfa dalgalarını üretmeye başlar. Alfa dalgaları, huzur ve sakinlik hissini artırır, stresi ve kaygıyı azaltır, ve yaratıcılığı teşvik eder. Pleiades Meditasyonu, bireyin bu rahatlatıcı ve yaratıcı zihin durumuna daha kolay erişmesini sağlayabilir.

2. **Beta Dalgalarının Dengelenmesi:** Günlük uyanıklık durumu ve mantıksal düşünme ile ilişkilendirilen beta dalgaları, meditasyon ile dengelenebilir. Bu dengelenme, aşırı düşünme, endişe ve stresin azalmasına yardımcı olabilir.

3. **Teta Dalgalarının Uyandırılması:** Derin meditasyon ve hafif uyku durumları ile ilişkilendirilen teta dalgaları, Pleiades Meditasyonu ile daha erişilebilir hale gelebilir. Teta dalgaları, derin rahatlama, içsel huzur ve bilinçaltı ile bağlantı kurma gibi süreçleri destekler.

4. **Delta Dalgalarının Güçlenmesi:** Derin uyku sırasında ortaya çıkan delta dalgaları, Pleiades Meditasyonu ile uyanıkken de deneyimlenebilir. Bu, derin iyileşme süreçlerini ve bedensel yenilenmeyi teşvik edebilir.

5. **Gamma Dalgalarının Etkisi:** Bazı meditasyon teknikleri, yüksek seviye bilişsel işlevlerle ilişkilendirilen gamma dalgalarını artırabilir. Bu, zihinsel berraklık, yüksek düzeyde bilinç ve hızlı öğrenmeyi teşvik edebilir.

6. **Genel Zihinsel ve Fiziksel Sağlık:** Beyin dalgalarındaki bu değişimler, genel zihinsel ve fiziksel sağlık üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir. Stres azalır, odaklanma ve hafıza gelişir, duygusal dengelenme sağlanır ve genel esenlik hissi artar.

Pleiades Meditasyon Sistemi, bu şekilde beyin dalgalarını dönüştürerek, bireyin hem zihinsel hem de fiziksel sağlığını destekleyen bir meditasyon deneyimi sunabilir. Bu sistem, bireyin daha huzurlu, dengeli ve bilinçli bir yaşam sürmesine katkıda bulunarak, hem günlük yaşamda hem de kişisel gelişim yolculuğunda derin etkiler yaratabilir.

Pleiades Şifa ve Farkındalık Meditasyonu Biyoenerji midir ?

Pleiades Meditasyon Sistemi, bioenerji uygulamalarından farklı bazı temel özelliklere sahiptir ve bu özellikler onu özgün ve bazı yönlerden üstün kılan bir yaklaşım haline getirir. Her iki sistem de enerji çalışmaları üzerine kurulu olsa da, Pleiades Meditasyonunun yaklaşımı, yöntemleri ve hedefleri bioenerjiyle farklılık gösterir:

1. **Beden Zekasının Aktivasyonu:** Pleiades Meditasyon Sistemi, bireyin beden zekasını uyandırmak ve içsel şifa güçlerini harekete geçirmek üzerine odaklanır. Bu, bioenerji uygulamalarında genellikle odaklanılan dış enerji kaynaklarından ziyade, bireyin kendi içsel enerji kaynaklarını keşfetmesi ve kullanması anlamına gelir.

2. **Kişiye Özel Yaklaşım:** Pleiades Meditasyon Sistemi, bireyin kendi özgül durumuna ve enerji yapısına uygun, kişiye özel meditasyon ve şifa seansları sunar. Bu, bioenerji uygulamalarının genellikle daha standart ve genel yöntemlerine kıyasla daha bireyselleştirilmiş bir yaklaşımı ifade eder.

3. **Beden, Ruh ve Sinir Sistemi Arasındaki Bağlantı:** Bu sistem, beden, ruh ve sinir sistemi arasındaki bağlantıyı güçlendirmeye odaklanır. Bioenerji genellikle enerji meridyenleri ve çakralar gibi enerji sistemlerine odaklanırken, Pleiades Meditasyonu bu bağlantıları derinleştirerek bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefler.

4. **Kurallardan ve Katı Tekniklerden Uzak Yaklaşım:** Pleiades Meditasyon Sistemi, katı kurallar ve tekniklerden uzak, daha serbest ve akışkan bir yaklaşım sunar. Bu, bioenerji uygulamalarının bazen belirli teknikler ve metotlar üzerine kurulu olmasından farklıdır.

5. **Enerji ve Aura Algılarının Geliştirilmesi:** Bu sistem, enerji ve aura algılarını geliştirmeye büyük önem verir. Katılımcılar, kendi enerji alanlarını ve çevrelerindeki enerji alanlarını daha iyi algılamayı ve yönlendirmeyi öğrenirler.

6. **Kişisel Dönüşüm ve İçsel Keşif:** Pleiades Meditasyonu, bireyin kişisel dönüşüm ve içsel keşif yolculuğuna güçlü bir rehberlik sunar. Bu sistem, bireyin kendi iç dünyasını keşfetmesi ve bu keşif sürecinde dönüşüm yaşaması üzerine yoğunlaşır.

Bu özellikler, Pleiades Meditasyon Sistemini bioenerjiden farklılaştıran ve özgün bir alternatif haline getiren unsurlardır. Sistemin bu yaklaşımları, bireyin kendi içsel şifa sürecini daha aktif ve bütüncül bir şekilde deneyimlemesine olanak tanır.

Herkese Uygulama Yapılabilir mi ?

Meditasyon çalışmalarını her insan yapabilir. Meditasyon için her hangi bir ayrım yapılmaksızın herkese uygulama yapılabilir.

Eğitim seminerine katılırsam kesin öğrenebilir miyim ?

Pleiades Meditasyon Sistemi eğitim seminerine katılmak, bu meditasyon tekniğini öğrenme ve hem kendinize hem de başkalarına uygulama konusunda önemli bir adım olabilir. Eğitim seminerlerinin amacı, katılımcılara sistem hakkında kapsamlı bilgi ve pratik beceriler kazandırmaktır. Ancak, bu meditasyon tekniğini tam anlamıyla öğrenip uygulayabilmeniz, bazı faktörlere bağlıdır:

1. **Eğitimin Kalitesi ve Kapsamı:** Eğitimin, Pleiades Meditasyon Sisteminin temel prensiplerini, tekniklerini ve uygulamalarını kapsamlı ve anlaşılır bir şekilde aktarması önemlidir.

2. **Kişisel Uygulama ve Deneyim:** Meditasyon ve enerji çalışmalarında, teorik bilginin yanı sıra, kişisel uygulama ve deneyim çok önemlidir. Eğitimden aldığınız bilgileri düzenli olarak uygulamak ve deneyimlemek, becerilerinizi geliştirecek ve derinleştirecektir.

3. **Öğreticinin Rehberliği:** Eğitmenin rehberliği ve desteği, öğrenme sürecinizde önemli bir rol oynar. İyi bir eğitmen, süreç boyunca size rehberlik edecek ve karşılaşabileceğiniz zorluklar konusunda yardımcı olacaktır.

4. **Kişisel Motivasyon ve Bağlılık:** Meditasyon ve enerji çalışmalarında ilerleme, kişisel motivasyon ve bağlılığınıza bağlıdır. Sürece kararlılık ve sabırla yaklaşmak, becerilerinizin gelişimini hızlandırır.

5. **Sürekli Öğrenme ve Gelişim:** Meditasyon ve enerji çalışmaları, sürekli öğrenme ve gelişimi gerektiren alanlardır. Eğitim semineri, bu yolculuğun başlangıcı olup, devamlı pratik ve öğrenme ile desteklenmelidir.

6. **Başkalarına Uygulama:** Kendi üzerinizde kazandığınız deneyim ve güven arttıkça, bu teknikleri başkalarına uygulamaya başlayabilirsiniz. Bu, hem kendi becerilerinizi geliştirecek hem de başkalarının iyileşme süreçlerine katkıda bulunmanıza olanak tanıyacaktır.

Pleiades Meditasyon Sistemi eğitim seminerine katılmak, bu alanda bilgi ve beceri edinmek için önemli bir adımdır, ancak unutulmamalıdır ki, ustalık düzeyine ulaşmak sürekli pratik ve özverili bir çalışmayı gerektirir. Bu yolculuk, kişisel bir dönüşüm ve keşif süreci olarak da görülebilir.

2 günlük bir eğitim programı öğrenmek için az bir zaman değil mi ?

Tabii ki, iki günlük bir eğitim programı, Pleiades Meditasyon Sistemi’ni öğrenmek ve uygulamak için yararlı ve etkili bir başlangıç olabilir. Böyle bir program, özellikle yoğunlaştırılmış ve iyi organize edildiğinde, temel bilgi ve becerileri kazanmak için değerli bir fırsat sunar:

1. **Yoğunlaştırılmış Öğrenme:** İki gün boyunca yoğunlaştırılmış bir öğrenme deneyimi, Pleiades Meditasyon Sisteminin ana hatlarını, temel prensiplerini ve tekniklerini kavramak için yeterli olabilir. Eğitmenler genellikle bu tür programlarda, öğrenmeyi hızlandıracak ve katılımcıların kolayca anlayıp uygulayabileceği temel noktalara odaklanır.

2. **Pratik Deneyim:** Kısa süreli bir eğitim programı, pratik uygulamalar ve deneyimlemelerle zenginleştirilebilir. Bu, katılımcılara meditasyon tekniklerini deneyimleme ve bu tekniklerin etkilerini ilk elden gözlemleme şansı verir.

3. **Temel Bilgi ve Beceri Kazanımı:** İki günlük bir eğitim, Pleiades Meditasyonunun temellerini öğrenmek ve bu alanda bağımsız olarak daha fazla keşif yapmak için gerekli olan temel bilgi ve becerileri kazandırabilir.

4. **Kişisel Gelişim İçin İlham Kaynağı:** Bu tür bir eğitim, kişisel gelişim ve içsel keşif yolculuğunuz için güçlü bir ilham kaynağı olabilir. Yeni öğrenilen teknikler ve farkındalıklar, meditasyon ve enerji çalışmalarında daha derin bir ilgi ve motivasyon yaratmaya yardımcı olabilir.

5. **Kendi Kendine Uygulama İçin Temel:** Eğitim, kendi kendine meditasyon uygulamalarınızı başlatmak ve sürdürmek için sağlam bir temel oluşturabilir. Öğrenilenler, evde veya günlük yaşamınızda kolayca entegre edilebilir ve uygulanabilir.

6. **Ağ Oluşturma ve Topluluk Desteği:** Eğitim, benzer ilgi ve hedeflere sahip diğer katılımcılarla tanışma ve bir topluluk hissi geliştirme fırsatı da sunar. Bu tür ağ oluşturma, öğrenme sürecinizi ve kişisel yolculuğunuzu destekleyebilir.

Özetle, iki günlük bir Pleiades Meditasyon Sistemi eğitimi, bu alanda temel bir anlayış ve beceri seti kazanmak için etkili ve yararlı bir yol olabilir. Bu program, meditasyon ve enerji çalışmaları yolculuğunuzda sağlam bir temel oluşturabilir ve bu alanda daha fazla öğrenme ve gelişme için ilham ve motivasyon sağlayabilir.

Bireysel seans mı almam gerekir ? Yoksa eğitim mi almalıyım ?

Bireysel seans almakla eğitim programına katılmak arasında seçim yapmak, kişisel hedeflerinize, öğrenme tercihlerinize ve mevcut deneyiminize bağlıdır. Her iki seçeneğin de kendine özgü avantajları ve amacı vardır. İhtiyaçlarınıza ve beklentilerinize en uygun olanı seçmek için, her iki seçeneğin faydalarını değerlendirmek önemlidir:

1. **Bireysel Seanslar:**
– **Kişiye Özel Yaklaşım:** Bireysel seanslar, ihtiyaçlarınıza ve enerji yapınıza özel olarak uyarlanmış bir deneyim sunar. Bu, daha derinlemesine ve kişisel bir iyileşme veya keşif süreci sağlayabilir.
– **Yoğunlaştırılmış Şifa ve Öğrenme:** Bireysel seanslar, özel sorunlarınız veya blokajlarınız üzerinde yoğunlaşmanıza ve bunları daha hızlı bir şekilde çözmenize yardımcı olabilir.
– **Doğrudan Uzmanlık ve Rehberlik:** Uzman bir eğitimci veya terapistten doğrudan rehberlik ve destek alırsınız, bu da öğrenme sürecinizi ve kişisel gelişiminizi hızlandırabilir.

2. **Eğitim Programları:**
– **Kapsamlı Öğrenme:** Eğitim programları, Pleiades Meditasyon Sisteminin geniş bir yelpazesini kapsar ve size temel prensipleri, teknikleri ve uygulamaları öğretir.
– **Kendi Kendine Uygulama Becerileri:** Eğitimler, meditasyon ve enerji çalışmalarını kendi başınıza uygulama becerilerini geliştirmenize yardımcı olur. Bu, uzun vadede daha bağımsız bir pratiğe yol açabilir.
– **Topluluk ve Ağ Oluşturma:** Eğitim programları, benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışma ve bir topluluk hissi geliştirme fırsatı sunar.

**Seçiminizi Yaparken Dikkate Alınması Gerekenler:**
– **Kişisel Hedefleriniz:** Şifa, öğrenme veya kişisel gelişim gibi özel hedeflerinize göre seçim yapın.
– **Önceki Deneyim ve Bilgi Düzeyiniz:** Eğer meditasyon ve enerji çalışmalarında yeniyseniz, bir eğitim programı daha geniş bir temel sağlayabilir. Daha ileri düzeydeyseniz, bireysel seanslar size daha spesifik rehberlik sunabilir.
– **Zaman ve Maliyet:** Hem zamanınızı hem de bütçenizi göz önünde bulundurarak, hangi seçeneğin sizin için daha uygun olduğunu değerlendirin.
– **Kişisel Tercihleriniz:** Grup ortamında öğrenmeyi mi tercih edersiniz, yoksa bire bir çalışmayı mı?

Sonuç olarak, bu karar tamamen sizin kişisel tercihlerinize, ihtiyaçlarınıza ve hedeflerinize bağlıdır. Bireysel seanslar ve eğitim programları arasında bir seçim yaparken, her iki seçeneğin faydalarını ve kendi durumunuzu dikkatlice değerlendirin. Bazı durumlarda, her iki seçeneğin bir kombinasyonu da en iyi sonucu verebilir.

Kaç bireysel seans almam gerekir ?

Bireysel seansların sayısı, kişisel hedeflerinize, mevcut durumunuza ve Pleiades Meditasyon Sistemi’nden ne kadar sürede ve ne düzeyde sonuç almayı beklediğinize bağlı olarak değişir. Bu konuda bir standart sayı belirlemek zordur, çünkü her bireyin ihtiyaçları ve iyileşme süreci farklıdır. Ancak, genel bir kılavuz olarak aşağıdaki hususları göz önünde bulundurabilirsiniz:

1. **Kişisel Hedefleriniz:** İyileşme, öğrenme, kendini keşfetme veya belirli bir sorunu çözme gibi spesifik hedeflerinizin ne olduğunu düşünün. Bu hedefler, kaç seans almanız gerektiği konusunda bir rehber olabilir.

2. **Mevcut Durumunuz:** Fiziksel, duygusal veya enerjetik durumunuz, kaç seans gerektiğini etkileyebilir. Bazı durumlarda, daha derin sorunlar veya blokajlar için daha fazla seans gerekebilir.

3. **Eğitimcinin veya Terapistin Tavsiyesi:** Pleiades Meditasyon Sistemi’nde deneyimli bir eğitmen veya terapist, ilk birkaç seans sonrasında kaç seans daha gerekebileceği konusunda size rehberlik edebilir.

4. **İlerlemeniz ve Yanıtlarınız:** İlk birkaç seans sonrasında, yönteme verdiğiniz yanıtları ve gözlemlediğiniz ilerlemeyi değerlendirin. Bazı insanlar hızlı sonuçlar alırken, diğerleri daha uzun süreli bir süreç gerektirebilir.

5. **Maliyet ve Zaman Yatırımı:** Maliyet ve mevcut zamanınız da kaç seans alacağınızı etkileyen faktörlerdir. Maliyet ve zaman yatırımınızı, hedefleriniz ve ihtiyaçlarınızla dengelemek önemlidir.

Genellikle, en az 3-5 seans almak, sistemin sizin için uygun olup olmadığını ve nasıl bir etki yarattığını değerlendirmek için iyi bir başlangıçtır. Ancak, unutmayın ki her bireyin deneyimi farklıdır ve bazı durumlarda daha az veya daha fazla seans gerekebilir. Önemli olan, sürecinizi sürekli olarak değerlendirip gerektiğinde ayarlamalar yapmaktır.

Beden gizli zekası nedir ?

Bedenin gizli zekası, insan vücudunun, bilinçli düşünceden bağımsız olarak, kendini iyileştirme, dengeleme ve uyum sağlama yeteneğini ifade eder. Bu kavram, genellikle holistik sağlık, enerji çalışmaları ve bazı meditasyon uygulamalarında önemli bir rol oynar. Bedenin gizli zekası, aşağıdaki yönlerle tanımlanabilir:

1. **Otonom İşlevler:** Vücudumuz, bilinçli müdahale olmaksızın birçok işlevi otomatik olarak yerine getirir. Bu işlevler arasında kalp atışı, solunum, sindirim ve hormon salgılaması gibi hayati süreçler bulunur. Bedenin gizli zekası, bu otonom işlevlerin uyum içinde çalışmasını sağlar.

2. **İyileştirme ve Onarım:** Beden, yaralanmaları ve hastalıkları iyileştirme yeteneğine sahiptir. Örneğin, bir kesik veya yara olduğunda, vücut hücreleri aktif olarak iyileşme sürecini başlatır. Bu süreç, bedenin kendi kendini onarma ve iyileştirme kapasitesinin bir göstergesidir.

3. **Duygusal ve Fiziksel Tepkiler:** Beden, duygusal deneyimlere fiziksel tepkilerle yanıt verir. Stres, mutluluk veya korku gibi duygular, fiziksel değişikliklere neden olabilir. Bedenin bu tepkileri, duygusal deneyimlerimizle içsel uyum sağlama çabasının bir parçasıdır.

4. **İçgüdüsel Bilgi:** Beden, bazen bilinçli düşüncenin ötesinde içgüdüsel bilgilere sahip olabilir. Bu, bazen “altıncı his” olarak adlandırılır ve insanların tehlike, fırsatlar veya diğer önemli durumlar hakkında bilinç dışı bir farkındalığa sahip olmalarını sağlar.

5. **Enerji Akışı ve Dengesi:** Enerji çalışmalarında, bedenin enerji meridyenleri ve çakralar aracılığıyla enerjiyi nasıl taşıdığı ve dengede tuttuğu önemli bir konudur. Bu enerji dengesi, fiziksel ve duygusal sağlıkta kritik bir rol oynar.

6. **Bilinçaltı Zeka:** Bedenin gizli zekası, bilinçaltı zihinle de ilişkilidir. Bilinçaltı, geçmiş deneyimlerimizi, öğrenmelerimizi ve içsel inanç sistemlerimizi saklar ve bunlar bedensel tepkilerimizi ve alışkanlıklarımızı etkileyebilir.

Bedenin gizli zekası, Pleiades Meditasyon Sistemi gibi pratiklerde önemli bir rol oynar, çünkü bu sistemler, bedenin kendi kendini iyileştirme ve dengeleme kapasitesini harekete geçirmeyi amaçlar. Bu tür uygulamalar, bedenin bu doğal zekasını uyandırarak, hem fiziksel hem de duygusal iyileşme süreçlerini destekler.

Seans sırasında görülen hareketler neden oluyor ? Sebebi nedir ?

Seans sırasında görülen hareketler, genellikle meditasyon, enerji şifası veya benzeri terapilerde rastlanan bir olgudur. Bu hareketler, bedenin enerji akışındaki değişimlere, duygusal salımlara veya fiziksel rahatlamaya yanıt olarak meydana gelebilir. Pleiades Meditasyon Sistemi gibi pratiklerde görülen bu hareketlerin çeşitli nedenleri olabilir:

1. **Enerji Akışındaki Değişiklikler:** Seans sırasında vücuttaki enerji akışı yoğunlaşabilir veya yeniden düzenlenebilir. Enerji meridyenlerindeki veya çakralardaki blokajların çözülmesi, bazen bedenin spontan hareketleriyle kendini gösterebilir.

2. **Duygusal Serbest Bırakma:** Beden, bastırılmış veya işlenmemiş duyguları fiziksel hareketlerle serbest bırakabilir. Bu, özellikle duygusal travmaların veya stresin iyileştirilmesi sürecinde gözlemlenebilir.

3. **Bilinçaltı Reaksiyonlar:** Seans sırasında bilinçaltı zihin aktif hale gelebilir ve bu da farkında olmadan yapılan hareketlere yol açabilir. Bedenin bilinçaltı zeka ile bağlantılı otomatik tepkileri bu hareketleri tetikleyebilir.

4. **Fiziksel Rahatlama ve Serbest Bırakma:** Meditasyon veya enerji çalışmaları sırasında, kaslardaki gerginliklerin serbest bırakılması ve bedenin derinlemesine rahatlaması bazen kas seğirmeleri veya titremeler şeklinde kendini gösterebilir.

5. **Kendi Kendine İyileştirme Süreci:** Bedenin kendi kendini iyileştirme mekanizmaları harekete geçtiğinde, bazen bu süreç fiziksel hareketlerle eşlik edebilir. Bu, bedenin içsel şifa sürecinin bir parçası olarak görülebilir.

6. **Enerjetik Dengeleme ve Uyum:** Seans sırasında vücut enerji dengesini ve uyumunu yeniden kazanmaya çalışırken, bu çabalar bedensel hareketlerle ortaya çıkabilir.

Bu hareketler genellikle doğal ve zararsızdır, ancak şaşırtıcı veya beklenmedik olabilirler. Eğer seans sırasında rahatsızlık hissederseniz, bu durumu eğitmeninizle veya terapistinizle paylaşmak önemlidir. Uzmanlar bu süreçte size rehberlik edebilir ve hareketlerin anlamı ve yönetimi hakkında bilgi verebilir. Her durumda, bu tür hareketler, bedenin içsel süreçlerine ve enerji dinamiklerine dair derinlemesine bir farkındalık ve anlayış kazanmanın bir yolu olarak görülebilir.